
Otoportre Atölyesi
Bu atölye, otoportreyi bir temsil biçimi olmaktan çıkarıp oto-etnografik bir araştırma alanı olarak ele alır. Burada üretilen imge, “ben kimim?” sorusuna verilen hızlı bir yanıt değil; ben nasıl bakıyorum, nasıl yer alıyorum, nasıl hatırlıyorum ve nasıl şekilleniyorum? sorularının izini süren, zamana yayılan bir düşünme pratiğidir.
Oto-etnografi, kişisel deneyimi yalnızca bireysel bir hikâye olarak değil; onu kuşatan toplumsal, kültürel, cinsiyetli ve politik bağlamlarla birlikte okumayı önerir. Bu atölyede autoportre, tam da bu kesişim noktasında durur: bedenin gündelik jestleri, mekânla kurduğu ilişki, tekrar eden hareketler, saklanan ya da görünür kılınan detaylar; hepsi birer görsel veri, birer tanıklıktır.
Terapötik fotoğraf yaklaşımlarından ilhamla, kamera bir “kanıt” ya da “performans” aracı değil; yansıtma, fark etme ve kendine temas etme aracına dönüşür. Yüzün merkezde olmadığı, hatta kimi zaman tamamen geri çekildiği autoportreler; gölgeler, izler, nesneler, boşluklar ve sessizlikler üzerinden ilerler. Amaç, sabit bir kimlik üretmek değil; oluş hâlindeki benliğe alan açmaktır.
Bu atölye bir terapi süreci değildir; ancak terapötik fotoğrafın sunduğu etik çerçeveyi — özen, rıza, sınırlar ve şefkatli bakış — yaratıcı bir araştırma süreciyle buluşturur. Paylaşım zorunlu değildir; görünürlük her katılımcının kendi temposunda, kendi kararlarıyla şekillenir.
Atölye süresi: 6 hafta





